kutsalRuh
Ruhani Lider
Bir bioenerji seansına katılmadan önce yöntemin adı kadar, görüşmenin nasıl yürütüleceğini de bilmek gerekir. Eller bedene değecek mi, çalışma oturarak mı yapılacak, kişi istediği anda ara verebilecek mi? Bu sorular ayrıntı gibi görünse de rahat bir görüşmenin temelini oluşturur. Sınırlarını söyleyebilmek için daha önce bioenerji deneyimi yaşamış olmak gerekmez.
Randevu öncesinde uygulayıcıdan seansı sade bir dille anlatmasını isteyin. Süre, ortam, temas biçimi ve görüşme sonundaki konuşma hakkında açık bir açıklama yeterlidir. “Geldiğinizde anlarsınız” yerine, katılımcının neye katıldığını önceden öğrenmesi daha sağlıklı bir başlangıç sağlar.
Örneğin şu sorular kullanılabilir: “Elleriniz vücuduma temas edecek mi?”, “Temassız bir görüşme tercih edersem mümkün mü?”, “Sandalyede kalabilir miyim?” Bunlar uygulayıcıyı sınamak için hazırlanmış sorular değildir. İki kişinin aynı görüşmeyi farklı hayal etmesini önler.
Bir seansa katılmayı kabul etmek, o sırada önerilecek her uygulamayı kabul etmek anlamına gelmez. Başlangıçta uygun görünen bir pozisyon bir süre sonra rahatsız edebilir. Omuzlara temas konusunda rahat olan biri, başına dokunulmasını istemeyebilir. Tercihler bu kadar somut konuşulabilir.
“Sadece ellerime temas edilmesini istiyorum” veya “Bugün fiziksel temas istemiyorum” gibi ifadeler yeterince açıktır. Uzun bir gerekçe sunmak zorunlu değildir. Uygulayıcı bir aşamayı değiştirecekse önce açıklaması ve yeniden izin istemesi beklenir. Sessizlik, gözlerin kapalı olması ya da kişinin itiraz etmemesi açık bir onay sayılmamalıdır.
Bir arkadaşınızın tavsiyesiyle gitmiş olmanız da sizi seansı tamamlamaya mecbur bırakmaz. “Biraz ara vermek istiyorum” cümlesi tek başına anlaşılır bir istektir. Bu isteğin tartışmaya veya ikna çabasına dönüşmemesi gerekir.
Kişisel sınırlar yalnızca dokunmayla ilgili değildir. Aile ilişkileri, geçmiş yaşantılar, dini görüşler ve sağlık bilgileri hakkında konuşmak da kişinin tercihine bağlıdır. Bir sorunun neden sorulduğu anlaşılmıyorsa bunu açıklatmak mümkündür.
“Bu konuyu paylaşmak istemiyorum” denildiğinde görüşme devam edebilmelidir. Bir sıkıntıyı dile getiren kişiye kesin biçimde “Sende şu enerji sorunu var” demek ise gözlemi yorumla karıştırır. Manevi bir yorum yapılacaksa bunun bir yorum olduğu açık kalmalı; sağlık tanısı gibi sunulmamalıdır.
Seansa katılmak, görüntünün sosyal medyada paylaşılmasına izin vermek değildir. Fotoğraf, video, ses kaydı veya yorum paylaşımı için ayrı bir konuşma yapılmalıdır. İsmin gizlenmesi de her zaman tanınmayı engellemez; yüz, ses, işyeri bilgisi veya anlatılan olay kişiyi tanınır kılabilir.
Bir yorum paylaşılacaksa hangi metnin, nerede ve hangi isimle kullanılacağını önceden görmek iyi bir uygulamadır. Olumlu yorum yazmak, teşekkür etmenin zorunlu bir yolu değildir.
“Rahatladım mı?” sorusunun yanına “Tercihlerimi söyleyebildim mi?”, “Hayır dediğimde buna saygı duyuldu mu?” ve “Anlamadığım açıklamaları sorabildim mi?” sorularını ekleyin. Bu değerlendirme, seansın iletişim kalitesini anlamaya yardımcı olur.
Bioenerjiye manevi anlam yüklemek kişisel bir tercih olabilir. Ancak bu anlam, katılımcının söz hakkını azaltmaz ve bir yöntemin hastalık tedavi ettiğini kanıtlamaz. Güven veren bir görüşmede kişi hem merakını koruyabilir hem de kendi sınırlarını açıkça belirleyebilir.
Önce uygulamanın çerçevesini öğrenin
Randevu öncesinde uygulayıcıdan seansı sade bir dille anlatmasını isteyin. Süre, ortam, temas biçimi ve görüşme sonundaki konuşma hakkında açık bir açıklama yeterlidir. “Geldiğinizde anlarsınız” yerine, katılımcının neye katıldığını önceden öğrenmesi daha sağlıklı bir başlangıç sağlar.
Örneğin şu sorular kullanılabilir: “Elleriniz vücuduma temas edecek mi?”, “Temassız bir görüşme tercih edersem mümkün mü?”, “Sandalyede kalabilir miyim?” Bunlar uygulayıcıyı sınamak için hazırlanmış sorular değildir. İki kişinin aynı görüşmeyi farklı hayal etmesini önler.
İzin tek seferlik bir anlaşma değildir
Bir seansa katılmayı kabul etmek, o sırada önerilecek her uygulamayı kabul etmek anlamına gelmez. Başlangıçta uygun görünen bir pozisyon bir süre sonra rahatsız edebilir. Omuzlara temas konusunda rahat olan biri, başına dokunulmasını istemeyebilir. Tercihler bu kadar somut konuşulabilir.
“Sadece ellerime temas edilmesini istiyorum” veya “Bugün fiziksel temas istemiyorum” gibi ifadeler yeterince açıktır. Uzun bir gerekçe sunmak zorunlu değildir. Uygulayıcı bir aşamayı değiştirecekse önce açıklaması ve yeniden izin istemesi beklenir. Sessizlik, gözlerin kapalı olması ya da kişinin itiraz etmemesi açık bir onay sayılmamalıdır.
Bir arkadaşınızın tavsiyesiyle gitmiş olmanız da sizi seansı tamamlamaya mecbur bırakmaz. “Biraz ara vermek istiyorum” cümlesi tek başına anlaşılır bir istektir. Bu isteğin tartışmaya veya ikna çabasına dönüşmemesi gerekir.
Konuşmanın da sınırları vardır
Kişisel sınırlar yalnızca dokunmayla ilgili değildir. Aile ilişkileri, geçmiş yaşantılar, dini görüşler ve sağlık bilgileri hakkında konuşmak da kişinin tercihine bağlıdır. Bir sorunun neden sorulduğu anlaşılmıyorsa bunu açıklatmak mümkündür.
“Bu konuyu paylaşmak istemiyorum” denildiğinde görüşme devam edebilmelidir. Bir sıkıntıyı dile getiren kişiye kesin biçimde “Sende şu enerji sorunu var” demek ise gözlemi yorumla karıştırır. Manevi bir yorum yapılacaksa bunun bir yorum olduğu açık kalmalı; sağlık tanısı gibi sunulmamalıdır.
Fotoğraf ve paylaşım iznini ayrı değerlendirin
Seansa katılmak, görüntünün sosyal medyada paylaşılmasına izin vermek değildir. Fotoğraf, video, ses kaydı veya yorum paylaşımı için ayrı bir konuşma yapılmalıdır. İsmin gizlenmesi de her zaman tanınmayı engellemez; yüz, ses, işyeri bilgisi veya anlatılan olay kişiyi tanınır kılabilir.
Bir yorum paylaşılacaksa hangi metnin, nerede ve hangi isimle kullanılacağını önceden görmek iyi bir uygulamadır. Olumlu yorum yazmak, teşekkür etmenin zorunlu bir yolu değildir.
Görüşme sonunda kendinize ne sorabilirsiniz?
“Rahatladım mı?” sorusunun yanına “Tercihlerimi söyleyebildim mi?”, “Hayır dediğimde buna saygı duyuldu mu?” ve “Anlamadığım açıklamaları sorabildim mi?” sorularını ekleyin. Bu değerlendirme, seansın iletişim kalitesini anlamaya yardımcı olur.
Bioenerjiye manevi anlam yüklemek kişisel bir tercih olabilir. Ancak bu anlam, katılımcının söz hakkını azaltmaz ve bir yöntemin hastalık tedavi ettiğini kanıtlamaz. Güven veren bir görüşmede kişi hem merakını koruyabilir hem de kendi sınırlarını açıkça belirleyebilir.