Reiki'nin Beş İlkesi: Gündelik Yaşam İçin Nasıl Yorumlanabilir?

kutsalRuh

Ruhani Lider
Reiki'nin beş ilkesi, yalnızca el yerleşimleri veya seans düzeniyle ilgilenmeyen, günlük davranışları da düşünmek isteyen kişiler için bir başlangıç metnidir. Farklı Türkçe çevirilerde sözcükler değişebilir. Genel olarak öfke ve kaygıyla ilişki, şükran, emek ve başkalarına iyi davranma temaları öne çıkar. Metinlerde bugüne odaklanan bir giriş bulunması da sık karşılaşılan bir özelliktir.

ICRT'nin Usui ilkelerine ilişkin dil kaynağı, bu beş temanın Japonca söylenişini ve İngilizce karşılıklarını verir. Buradaki açıklamalar ise metnin birebir çevirisi değildir; gündelik yaşamda katı kurallara dönüşmeden nasıl ele alınabileceğine ilişkin özgün yorumlardır. İlkeleri benimsemek kişisel bir tercihtir. Bunları sağlık sorunlarının nedeni veya tedavisi olarak görmek doğru değildir.

Öfke: Duyguyu yasaklamak yerine davranışı görmek

Öfkelenmemeyi bir emir gibi okumak, ortaya çıkan duyguyu gizleme baskısı yaratabilir. Daha uygulanabilir bir yorum, öfke geldiğinde ne yaptığınıza bakmaktır. Bir mesaja hemen yanıt vermek yerine kısa bir ara vermek, rahatsızlığınızı açık ama incitmeyen bir dille anlatmak veya bir sınır koymak mümkün olabilir. Haksızlığa karşı çıkmak, bu ilkeyi ihlal ettiğiniz anlamına gelmez.

Öfkenin varlığı kişiyi kötü yapmaz. Aynı şekilde her öfke tepkisini haklı saymak da gerekmez. Duygu ile davranış arasına küçük bir değerlendirme alanı koymak, ilkeyi kendinizi yargılayan bir cümle olmaktan çıkarabilir. Bazen yapılması gereken şey sakin görünmek değil, açıkça yardım istemek veya uygun olmayan bir ortamdan uzaklaşmaktır.

Kaygı: Planlama ile zihinsel tekrarın farkını sormak

Kaygılanmama temasını, bütün belirsizlikleri yok etme görevi olarak düşünmeyin. Bugün yapabileceğiniz somut bir iş var mı diye sormak daha kullanışlı olabilir. Bir randevuyu almak veya gerekli bilgiyi toplamak gerçek bir adımdır. Henüz çözülemeyen her olasılığı zihinde tekrar tekrar çözmeye çalışmak ise her zaman yeni bilgi üretmez. Yoğun kaygıda bir ilkeyi tekrarlamak profesyonel desteğin yerine geçmez.

Şükran: Zorluğu inkâr etmeden değer vermek

Günün iyi gelen bir ayrıntısını fark etmek, kötü giden şeyleri önemsizleştirmeyi gerektirmez. Yardım eden birine teşekkür etmek, tamamlanan küçük bir işi görmek veya eldeki bir imkânın kıymetini bilmek yeterli olabilir. Zor bir gün geçiren kişiye mutlaka şükretmesi gerektiğini söylemek ise onun deneyimini daraltabilir. Şükran, başkasının duygularını denetleme aracı olmamalıdır.

Emek: Dürüst çaba ve dinlenme birlikte düşünülebilir

Çalışmaya özen göstermek, durmadan üretmek anlamına gelmez. Verilen sözü gerçekçi biçimde tutmak, bilmediğiniz bir konuyu öğrenmek ve yapamayacağınız işi açıkça belirtmek bu temayla ilişkilendirilebilir. Dinlenme ihtiyacını yok saymak veya sürekli daha fazlasını yapmaya zorlanmak, emeğe saygının tek yorumu değildir. İşin koşulları ve kişinin kapasitesi birlikte değerlendirilmelidir.

İyilik: Sınırları da içeren bir ilişki

Başkalarına iyi davranmak, her isteğe evet demek zorunda olmak değildir. Birinin sözünü kesmeden dinlemek, açık bilgi vermek ve hayır cevabına saygı göstermek somut örneklerdir. Kendi sınırlarınızı korumanız da ilişkiyi daha dürüst hale getirebilir. İyiliği sürekli kendinden vazgeçmekle eşitlemek, sürdürülebilir bir yaklaşım oluşturmaz.

Bu ilkeler üzerine düşünmek için her gün beş ayrı görev belirlemek gerekmez. O gün karşılaştığınız tek bir durumu seçip hangi davranışın daha uygun olacağını sorabilirsiniz. Akşam ise kendinize not vermek yerine öğrendiğiniz bir ayrıntıyı fark edin. Böylece metin, kusursuz bir insan olma baskısından uzaklaşıp gündelik kararlar üzerine düşünmeye yarayan bir çerçeve olarak kalabilir.
 
Geri
Üst